e-Posta Yazdır PDF

DİABET NEDİR ?

Tıp literatüründe diabetes mellitus olarak da bilinen şeker hastalığı, vücudun kan şekerini (glikoz) kullanma şeklini etkileyen bir hastalık grubudur. Bu şeker sağlığınız için çok gereklidir, çünkü vücudun enerji kaynağıdır.

Normalde glikoz, pankreas tarafından salgılanan bir hormon olan insülin faaliyeti sayesinde hücrelere girebilir. İnsülin glikozun hücrelere geçmesine yarayan çok ufak kapıları kilitleyen bir anahtar görevi görür. Fakat diabetes mellitus oluştuğunda bu süreç tersine işler. Glikoz, hücrelere taşınacağı yerde kanda birikir ve bu sonuçta idrara karışır. Bu Durum geneled ya vücut yeterli miktarda insülin üretemediği için ya da insüline doğru düzgün yanıt veremediği için ortaya çıkar.

ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Çok fazla ve sık acıkmak

Aşırı tatlı yeme isteği

Hızlı kilo alma, çok su içme

Ağız kuruluğu

Çabuk yorulma

Ani kilo kaybı

Tansiyon yüksekliği

Sık Enfeksiyona yakalanma

Ciltteki kesik ve yaraların geç iyileşmesi

Sık idrara çıkma

Ciltte kuruma ve kaşıntı

Bulanık görme

El ve ayakta uyuşma – karıncalanma hissi

Beslenme, egzersiz ve ilaç planlarınızı doktorunuzun verdiği gibi birebir uygulayın

Kan şekerinizi sık sık ölçtürün

Tansiyonunuzu sık sık ölçtürün

Her yıl tam bir göz muayenesinden geçin

Her üç ayda bir idrar tahlilinizi yaptırın ve keton değerlerinize dikkat edin

Böbrek hasarlarının belirlenmesi için kan ve idrarınıza gereken testleri yaptırın.

Kan yağlarınızı ölçtürün

Her yıl altı ayda bir. kalp – damar hastalıkları için muayene olun

Sinir hasarlarına ait yakınmalarınız varsa, bu durumu doktorunuza bildirin.

Ayaklarınızı ve derinizi her gün kontrol edin, Bir sorun varsa doktorunuza başvurun.

Gebeyseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız, doktorunuza sizin ve bebeğinizin karşılaşabileceği riskleri azaltmak için gebelik öncesinde ve sırasında normale yakın değerlerde kalmasına gayret gösterin.

Sigara kullanmayın, alkolden kesinlikle uzak durun.

Diabetin uzun dönemde yol açtığı hastalıklar konusunda mutlaka olduğunca fazla bilgi edinin.

Diabetle yaşamayı kabullenin.

Bu konuda zorluk ve sıkıntılar yaşıyorsanız, yaşam ve azap haline gelmişse, bir psikologdan yardım istemekten çekinmeyin.

 

ŞEKER HASTALIĞI İKİ ŞEKİLDE OLUŞUR.

Tip 1 Diabet : Pankreas az miktarda insülin ürettiğinde yada hiç üretmediğinde bu tür oluşur. Şeker hastalarının yüzde 5 ila 10'u etkiler.

Tip 2 Diabet : Bu tür 20 yaşın üzerindeki şeker hastalarının yüzde 90 ila 95'ini etkiler, tip 1 Diabetten daha çok yaygındır.

Vücut insülin etkilerine direnç gösterdiğinde veya pankreas normal glikoz seviyesini korumak için gerekenden az miktarda insülin ürettiğinde ortaya çıkar.

Hiç kimse henüz diabetes mellitus'a çare bulamadı. Fakat iyi olan haber düzgün beslendiğiniz, ideal kilonuzu koruduğunuz ve çok egzersiz yaptığınız takdirde bu hastalığın önlenebilmesidir. Eğer şeker hastasıysanız kan şekerini kontrol eden ilaçlara ek olarak diyet ve egzersiz yapanız sayesinde sağlıklı ve aktif bir hayat yaşayabilirsiniz.

RİSK FAKTÖRLERİ

Araştırmacılar neden bazı insanların şeker hastası olduğunu ve bazılarının olmadığını tam olarak anlamasalar da bazı faktörlerin riski arttırdığı açık ve nettir.

Bu faktörler

Aile geçmişi : Anne babanız veya kardeşiniz şeker hastası ise 1. tip veya 2. tip Diabet hastalığına yakalanma şansınız artar.

Ağırlık : Fazla kilolu olmak, şeker hastalığının en büyük risk faktörlerinden biridir çünkü tip 2 Diabeti olan 10 hastadan 8'i fazla kiloludur.Bunun nedeni vücudunuzdaki yağ dokusu ne kadar çoksa hücrelerinizin kendi insülininize o kadar dirençli hale gelmesidir. Aslında şişmanlık ve şeker hastalığı arasındaki ilişki araştırmacıların resistin diye adlandırdığı bir hormonda gizli olabilir. Hücreleri insüline karşı dirençli hale getiren bu hormon, farelerde keşfedilmiştir. Yinede sorun sadece kaç kilo olduğunuz değil, aynı zamanda kilonun vücutta nasıl dağıldığıdır. Şayet fazla kilolarınızı, vücudun üst bölümünde özellikle karın çevresindeyse taşıdığınız risk daha yüksektir. İyi haber ise kilo fazlalığı olan şeker hastalarının çoğunun sadece kilo vermek yoluyla glikoz seviyelerinin düzelebilmesidir. Azda olsa kilo vermek çok yararlıdır.

Hareketsizlik : Ne kadar az hareket ederseniz, şeker hastası olma riskiniz o kadar fazla olacaktır. Fiziksel aktiviteler; kilonuzu kontrol etmenizi sağlar, glikoz tüketir, hücrelerin insüline daha hassas olmasını sağlar, kan akışını arttırır ve en küçük kan damarlarının bile dolaşımını düzenler. Ayrıca egzersiz sayesinde kas yoğunluğunuzda artacaktır. Bu önemli bir detaydır, çünkü kandaki glikozun çoğu kaslar tarafından emilir. Kas dokunuz azaldığında, kanda daha fazla şeker kalacaktır.

Yaş : Tip 2 Diabet olma riskiniz yaşlandıkça, özellikle 45 yaşından sonra artar. Bunun nedeni, insanların yaşlandıkça genellikle daha az egzersiz yapması, vücutlarındaki kas yoğunluğunun azalması, karbonhidratlar ve yağ açısından zengin bir beslenme tarzı benimsedikleri için kilo almalarıdır. Fakat şeker hastalığı, özellikle 30 ila 40 yaş arası gençler arasında da aşırı derecede yükselmektedir.

Irk : Tam olarak açıklık kazanmamış nedenlerden dolayı, belirli ırktan insanların şeker hastası olma olasılığı daha yüksektir. Genel dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6'sı şeker hastasıdır. Bu oran siyahlar ve Latin Amerikalılar için iki misli olup Kızılderililer için daha da fazladır. Arizona'da yaşayan Pimalı yetişkinlerin yarısı tip 2 Diabet hastasıdır ve bu dünyadaki en yüksek şeker hastalığı oranlarından biridir. Öte yandan tip 1 Diabet beyaz Amerikalılar arasında ve Finlandiya ve İsveç gibi Avrupa ülkelerinde yaygındır.

KİŞİSEL BAKIM

Sağlık ekibiniz size birçok yararı tavsiye edip bakım sağlayabilir, ama bunları yapıp yapmamak size bağlıdır. Aşağıdaki tavsiyeler sağlıklı ve aktif kalmanıza yardımcı olabilir:

Diabetinizle başa çıkacağınızı taahhüt edin. Hastalığınızla ilgili olarak öğrenebildiğiniz her şeyi öğrenin. Ne kadar çok şey bilirseniz, hastalığınızı o kadar iyi kontrol edebilirsiniz. Glikoz seviyenizi ölçün, iyi beslenin, egzersiz yapın ve sağlıklı bir kiloda kalın. Eğer bütün çabalarınıza rağmen kan şekerinizi kontrol edemiyorsanız bir Diabet uzmanıyla görüşmeyi düşünün.

Her yıl muayene olun. Düzenli Diabet kontrollerinize ek olarak her yıl tam bir vücut muayenesinden geçmeniz önemlidir. Bu Diabetin yarattığı komplikasyonları kontrol etmek ve kalp damar ve böbrek hastalıkları gibi rahatsızlıkları araştırmak için bir olanaktır.

Ayaklarınıza dikkat edin. Diabet ağrıya hissetmenizi azaltacak şekilde ayaklarınızdaki sinirlere zarar verebilir. Sonuç olarak da, farkına varmadan ayağınızı kesebilir veya başka bir yaraya neden olabilirsiniz. Ve Diabet aynı zamanda ayaklarınıza olan kan dolaşımını da azalttığından yaraların iyileşmeside zordur. Ayak sorunlarını önlemek için, ayaklarınızı her gün su toplamaları, kesikler, çürükler, çatlamış ve soyulan cilt ve kızarıklıklar ve şişlikler için kontrol edin. Ayaklarınızı her gün, parmak aralarıda dahil olmak üzere ılık suyla yıkayın. Yavaşça kurulayın ve iyice nemlendirin. Diabet daha az terlemenize neden alabilir ki bu da çatlamış, kuru bir cilde neden olabilir. Ayak tırnaklarınızı keserken, etrafındaki deriye zarar vermemeye dikkat edin. Eğer bacaklarınızdaki kan dolaşımı azsa veya kendiniz kesecek kadar iyi göremiyorsanız, bunu podiyatristinize (ayak uzamanı) bırakın. Nem çeken çoraplar ve üstü ayaklarınızın hava almasını sağlayacak yumuşak deriden ve pamuklu veya sünger tabanlı tam uyan ayakkabılar giyin. Çoraplarınızda kat yeri olmamasına dikkat edin bunlar ayaklarınızda baskı yapıp yaralara neden olabilirler. Ve eğer ayaklarınızdaki yaralar birkaç gün içinde iyileşmeye başlamazlarsa doktorunuzu görün.

 

(DOCTOR FAMILY DIABET ÇORAPLARI BU UNSURLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK ÜRETİLMİŞTİR.)

 
You are here: Anasayfa SağlIk Diabet Nedir?